Görüntüleme (gezinme ile): 17 -- Görüntüleme (arama ile): 5 -- IP: 44.201.97.224 -- Ziyaretçi Sayısı:

Özgün Başlık
Barışçıl Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapma Hakkı ve Devletin Yükümlülükleri : Barışçıl Gösterilere Orantısız Güç Kullanımının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Uygunluğu Sorunu Üzerine

Yazarlar
Ümit Kılınç

Dergi Adı
Türkiye Barolar Birliği Dergisi

Cilt
Ocak-Şubat 2014, Sayı 110, ss. 281-304

Anahtar Kelimeler
AHİM ; AHİS ; Orantısız güç ; Toplanma ve gösteri yapma hakkı ; Pozitif yükümlülük ; Negatif yükümlülük ; Etkili soruşturma ; Orantılılık ilkesi ; Biber gazı ; İfade özgürlüğü ; Demokratik toplum ; İzinsiz gösteri

Özet
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi ile korunan ve demokratik bir toplumdaki temel haklardan biri olan barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı kullanılırken ve kullanıldıktan sonra devletin yükümlülükleri nelerdir? Göstericilere karşı kullanılan orantısız gücün sonuçları nelerdir? Bu makalede yazar, yukarıdaki sorulara, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatları ışığında cevap vermeye çalışmıştır.

Başlık (Yabancı Dil)
Right to Freedom of Assembly and Peaceful Demonstration and the Obligations of the State : on the Question of the Compatibility with the European Convention on Human Rights of the Use of Disproportionate Force Against Peaceful Demonstrations

Anahtar Kelimeler (Yabancı Dil)
ECtHR ; ECHR ; Disproportionate force ; Right to freedom of assembly and peaceful demonstration ; Positive obligation ; Negative obligation ; Effective investigation ; Principle of proportionality ; Tear gas ; Freedom of expression ; Democratic society ; Unauthorised demonstration

Özet (Yabancı Dil)
What are the obligations of the State during and after the exercise of the right to freedom of assembly and peaceful demonstration, which is guaranteed under Article 11 of the European Convention on Human Rights and which constitutes one of the fundamental freedoms in a democratic society? What are the consequences of the use of disproportionate force against demonstrators? In this article, the author attempts to respond the aforementioned questions in the light of the case-law of the European Court of Human Rights.