Görüntüleme (gezinme ile): 2 -- Görüntüleme (arama ile): -- IP: 216.73.216.65 -- Ziyaretçi Sayısı:

Özgün Başlık
Bipolar Bozukluğu Olan Bireylerde Yeme Bozuklukları Sıklığının, Yeme Davranışları ile İlişkili Faktörlerin ve Yaşam Kalitesinin Davranışsal İnhibisyon / Aktivasyon Sistemleri Eşliğinde İncelenmesi

Yazarlar
Ayşe Köksal, Demet Sağlam Aykut, Ezgi Selçuk Özmen

Dergi Adı
Türk Psikiyatri Dergisi

Cilt
2026, Cilt 36, ss. 364-373

Anahtar Kelimeler
Bipolar bozukluk ; davranış aktivasyon sistemi ; davranış inhibisyon sistemi ; yeme bozukluğu ; yeme tutum testi

Özet
Amaç : Bu çalışmada bipolar bozukluğu (BB) olan bireylerde ve sağlıklı kontrollerde yeme bozukluğu (YB) sıklığının tespit edilmesi ; ve ayrıca yeme tutumu, yaşam kalitesi, Davranış İnhibisyon Sistemi / Davranış Aktivasyon Sistemi (DİS / DAS) tarafından belirlenen kişilik özellikleri arasında ilişki olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem : Çalışma kesitsel olarak planlanmıştır. Çalışmaya psikiyatri polikliniğine başvuran cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi açısından benzer 76 BB tanılı birey ve 74 sağlıklı kişi dahil edilmiştir. Veri toplamak için Davranış İnhibisyon Sistemi / Davranış Aktivasyon Sistemi Ölçeği (DİS / DASÖ), Gece Yeme Anketi (GYA), Yeme Tutum Testi (YTT), Yeme Bozuklukları Değerlendirme Ölçeği (YBDÖ) ve Yaşam Kalitesi ÖlçeğiKısa Form (SF-36) kullanılmıştır. Bulgular : Bu çalışmada YB oranı BB tanısı konmuş kişilerde %18, 4, kontrol grubunda %1, 3 olarak bulunmuştur. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında ; BB hastalarının SF-36’nın fiziksel fonksiyon, rol güçlüğü fiziksel, sosyal fonksiyon ve rol güçlüğü emosyonel alt ölçek puanları istatistiksel olarak anlamlı düşükken ; BAS, YTT, GYA ölçekleri ve YBDÖ’nin yeme endişesi, beden endişesi ve kilo endişesi alt ölçeği ve ortalama puanları istatistiksel açıdan anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (p<0.05). Sonuç : Bu çalışmanın verilerine dayanarak, BB grubunda YB sıklığının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Çalışmamızda literatürde eksikliği bilinen BB ve YB’nin komorbiditesi ve bununla etkileşimli olabilecek durumlar incelenmiştir. Elde edilen verilerin, gelecekte bu hastalıkların tanı ve tedavi sürecine katkı sağlayacağı umulmaktadır.

Başlık (Yabancı Dil)
The Frequency of Eating Disorders, Associated Factors, and Quality of Life in Patients with Bipolar Disorder : an Investigation in the Context of Behavioral Inhibition / Activation Systems

Anahtar Kelimeler (Yabancı Dil)
Bipolar disorder ; behavioral activation systems ; behavioral inhibition system ; eating attitude test ; eating disorder

Özet (Yabancı Dil)
Objective : This study aimed to examine the frequency of eating disorders (ED) in patients with bipolar disorder (BD) compared to healthy controls, and to investigate potential relationships between eating attitudes, quality of life, and personality traits as measured by the Behavioral Inhibition System and Behavioral Activation System (BIS / BAS) Method : The study was designed as a cross-sectional study in the psychiatry outpatient clinic. We included 76 BD patients and 74 controls who were similar in terms of gender, age, and education level. We utilized Behavioral Inhibition System / Behavioral Activation System Scale (BIS / BASS), Night Eating Questionnaire (NEQ), Eating Attitude Test (EAT), Eating Disorders Examination Questionnaire (EDE-Q), and Quality of Life Scale Short Form (SF-36). Results : The frequency of ED was 18.4% in participants with BD and 1.3% in the control group. Compared with the control group ; the physical function subscales scores, role difficulty physical subscales scores, social function and role difficulty emotional subscale scores of SF-36 were lower in BD patients ; while the BAS, the EAT, the NEQ scales and eating concern, body concern and weight concern subscales and mean scores of the EDE-Q were found to be higher. Conclusions : The frequency of ED is increased in BD patients. Our study is one of very few in the literature to examine the comorbidity of BD and ED, and the factor associated with the presence of ED. The data obtained will hopefullly contribute to better diagnosis and treatment.